e
sv

Koku Nedir? Burun Nasıl Koku Alır?

1321 okunma — 26 Aralık 2020 18:54
burun nasil koku alir e1611869492769

Koku Nedir? Burun Nasıl Koku Alır?

Bir gün yolda yürüyorsunuz ve burnunuza baş döndürücü bir koku geliyor. Islak toprak ve yeni keilmiş çimler, belki de yaklaşan yağmur kokusunu anımsatıyor size. Aniden, beyninizde bir hatıra canlanıyor: Sıcak bir yaz günü şakır şakır yağan yağmurdan korunmak için, açık garajın tentesi altına sığınmıştınız.

Kulakları işitmeyen ve görmeyen yazar Helen Keller, kokunun geçmişi hatırlatmakta ne kadar etkili olduğunu şu güçlü sözlerle anlatmıştır. ‘’ Koku, bizi binlerce mil uzağa ve yıllar öncesine götüren kuvvetli bir büyüdür… Aniden duyumsadığımız uçup giden kokular, kalbimi neşeyle dolduruyor ya da eski anılarla kederlendiriyor.’’

Koku duyusu, hatıraları canlandıran eya duyguları harekete geçiren en güçlü duyudur. Kendinizi garajda yağmuru izlerken hatırlamanız, resmini görmeniz veya yağmuru elinizde hissetmeniz, hatta yağmurun çatıya vuran sesini duymanız, o uzun günü hatırlatan kokuyu almanın yarattığı etkinin onda biri kadar etkili olmayacaktır.

Son yapılan çalışmalar, insan burnu ve beyninin, taze çekilmiş kahve kokusundan, yeni bir kutu boya kaleminin kokusuna kadar, bir trilyondan fazla farklı kokuyu ayırt edebildiğini göstermektedir. Aldığımız her nefes yeni kokular duyumsadığımızı düşünürsek, koku içinde yüzdüğümüzü düşünebiliriz pekala.

Koku duyusu o kadar güçlüdür ki hayatta kalma mücadelesinde önemli bir rol oynar. Koku, hayvanların eşlerini ve daha önemlisi yiyecek bulmalarını sağlar. Yeni doğmuş bir hayvan, gözleri henüz meme uçlarını görebilecek kadar açılmadığından, koku duyusuyla annesinin sütünü arar. İnsan yavruları da aynı şeyi yapar. Diğer taraftan bozulmuş yiyecekler genellikle kötü kokar. Çürük veya küf kokusu alırız. Dolayısıyla koku duyusu midemizin bozulmamasını sağlar. (Ve koku, tat almak için de şarttır. Burnunuzu kapatıp yerseniz, elmanın havuçtan bir farkı olmayacaktır.)

Sinemada patlamış mısır kokusu almamız, havada dolaşıp burnumuza kadar gelen koku molekülleri sayesinde olur. Bu küçük kimyasal parçalar, her iki burun deliğinim birkaç santim yukarısında bulunan epitel zarın ıslak mukusunda çözünür.  İşte orada koku reseptörleriyle temas eder.

Önerilen Konu:   Kediler Nasıl Ve Neden Mırlar ?

Etrafımızdaki kokular oldukça karmaşıktır ve her birimizin, gelen kokuları ayırt etmek için yaklaşık 40 milyon kadar koku reseptörleri vardır. ( Koku uzmanı köpeklerde ise 2 milyar kadar olduğu düşünülüyor.) Bu lifli sinir hücreleri, daha uzun liflerle, burnun arkasında yer alan burun soğanına bağlıdır.

Bilim insanlarına göre, her koku molekülünün kendine özgü yapısı sayesinde, beyin tam olarak hangi kokuyu aldığını anlayabiliyor. Ayrıca her bir molekül beyin tarafından algılandığından, bilgiyi kaydeden beyin, bir daha ki sefere  ne olduğunu ( Limon, leylak ) hemen anlıyor.

( Bazı koku molekülleri, örneğin çiçekler tarafından salınan, doğrudan burnumuza yaklaşarak koku reseptörlerine tutunur. Yediğimiz yemeklerden gelen diğer bazı koku molekülleri ise farklı bir rota izleyerek gerdanın arka tarafından esinti gibi gelir.)

Koku reseptörlerinin sinir hücreleri, doğrudan beyine yansıtılan burun soğanına dendrirtlerle bağlıdır. ( Beynin bir parçası olan limbik sistem, duyguların oturduğu yerdır. )

Koku molekülleri çeşitli şekillerdedir: Yuvarlak, ince, uzun, disk şeklinde olurlar. Bir molekül, bir koku reseptörüyle temas ettiğinde, tıpkı içine giren bir anahtarın uyması için şekil değiştiren esnek bir kilit gibi, reseptör de şekil değiştirir.  Bu şekil değişikliği, sinir hücresini harekete geçirerek uyarı göndermesini sağlar. Uyarı burun soğanına ve oradan beyine ulaşır. Beyini, uyarıyı belli bir koku olarak algılar. Örneğin ‘’ ıslak köpek ‘’ kokusu…

Bilim insanları koku ‘’ aileleri ‘’ olduğunu varsayar ve her aileye ait moleküller benzer şekillerdedir. Yedi ‘’ temel koku ‘’ şu şekilde sınıflandırılabilir: naneli, çiçek kokulu, misk kokulu, reçineli ( terebentin gibi ), kekremsi ( sirke gibi ), kötü/tiksindirici koku ( çürümüş yumurta gibi ) ve eter ( taze armut kokusu gibi).

Farklı reseptörler, gelen kokunun farklı kısımlarını algılar. 275 kadar farklı bileşen bir araya gelerek gül rayihasını oluşturur. Taze demlenmiş kahve kokusunda bu rakam 500’e kadar çıkabilir. Beynin ‘’ patlamış mısır ‘’ olarak kodladığı kokunun bileşenleri değişecek olsa, bu kez ‘’ mısır koçanı ‘’ gibi algılanabilir.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli