e
sv

Develerin Hörgüçlerinde Su Depoladıkları Doğru Mudur ?

1921 okunma — 04 Nisan 2020 12:27
Develerin Hörgüçlerinde Su Depoladıkları Doğru Mudur e1611871399340

Develerin Hörgüçlerinde Su Depoladıkları Doğru Mudur ?

Develer, insanlardan farlı olarak, kurak topraklara çok iyi uyum sağlarlar.

Bir devenin vücudu, çöl ikliminin kuraklığına ve ani ısı değişikliklerine mükemmel adapte olabilecek niteliktedir. Gündüz çok sıcak olan çöl, gece birden soğur, kum fırtınaları görülür ve su kıttır.

Develeri Suudi Arabistan gibi ülkelerin çöllerinde hantal hantal giderken hayal ederiz daha çok. Oysaki günümüz develerinin tavşan büyüklüğünde olan ataları, bundan yaklaşık 45 milyon yıl önce, Kuzey Amerika’da evrimleşmiştir.

Milyonlarca yıldır keçi büyüklüğünde ve daha büyük develer evrimini sürdürmüştür. Develer Kanada’dan Meksika’ya tüm Kuzey Amerika’da yaşamışlardır.

Şu an Kaliforniya adı verilen bölgede sekiz farklı türde deve yaşamıştır. Bunlardan biri oldukça heybetli olan Tianotylopus idi, omzuna kadar olan uzunluğu 3,5 m’ydi ve bundan 3 milyon yıl önce Kaliforniya sahillerinde yiyecek arayarak yaşam mücadelesi vermişti. Bilim insanları aynı zamanda kuzey kutup bölgesi ormanlarında, oldukça büyük başka bir deve türü fosilleri keşfetmişlerdi.

Develer Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya, oradan Bering Boğazı’ndan Asya’ya yayıldılar. 7 milyon yıl önce develer, şu an İspanya olarak bilinen bölgeye kadar yayılmışlardır.

Ancak 10,000 yıl önce Kuzey Amerika’daki develerin nesli tükendi. Bunun sebebi değişen yaşam alanları, insanların yerleşmeleri ve avlanmaları olabilir.

Günümüzde yaşayan sadece iki deve türü kalmıştır. İki hörgüçlü tür Orta Asya’da yaşar. Tek hörgüçlü deve türü ise Afrika ve Ortadoğu’da yayılmıştır.

Tüm develerin uzun, kalın, kıvrık kirpikleri vardır ve doğuştan sürmelidirler. Bu uzun kirpikler sayesinde, esen kumlar develerin büyük kahverengi gözlerine kaçmaz. Develerin aynı zamanda üçüncü bir göz kapağı vardır. Kum fırtınaları sırasında çok ince olan bu göz kapaklarını kapatsalar dahi yol almaya devam edebilecek kadar görebilirler.

Devenin çıkıntılı kaş kemikleri ve gür kaşları, gözlerini kör edici Güneş’ten korur. Geniş burun delikleri havada uçuşan kumlara karşı sıkı sıkıya kapanabilir. Küçük ve kıllı kulakları yine toz kaçmasını engelleyecek yapıdadır.

Devenin vücut sıcaklığı, soğuk çöl gecelerinde 34 C kadar düşüp, kavurucu gün içinde ( hava sıcaklığının 52 C üzerine çıktığı zamanlarda ) neredeyse 41 C dereceye kadar çıkarak, havaya kendiliğinden uyum sağlar. Vücut sıcaklığı ve hava sıcaklığı arasındaki fark en aza indirdiğinde; hava, bir devenin vücudunu, bizimki gibi soğuk olan bir vücut kadar ısıtamaz.

Önerilen Konu:   Neden Parlak Gün Işığı Hapşırmamıza Yol Açar ?

Su, yeryüzündeki her canlı için yaşam kaynağıdır ve develer de susuz hayatta kalamazlar. Kanın % 91’i sudur. Terleme veya idrara çıkma gibi sebeplerle vücut susuz kaldığında ve tekrar sıvı alınmadığında, kan yoğunlaşır. Damarlardan hızla akmak yerine pekmez gibi katılaşır.

Bu tehlikeli bir durumdur, çünkü hızlı akan kan vücudun serin tutulmasına yardımcı olur. Nasıl mı?

Vücut yiyecekleri enerjiye dönüştürürken ısı üretir. Kan, vücudun iç katmanlarında oluşan bu tepkimelerden ısınır ve ısı dolaşım yoluyla tüm vücuda ve deriye aktarmış olur. Deri de ısıyı havaya yayar. Ancak susuz kalan pekmez kıvamındaki kan deriye yeterince hızla ulaşamaz, sıcaklık artar ve bu durum ölümle sonuçlanabilir.

İnsanoğlu en soğuk havalarda bile, su olmadan sadece birkaç gün yaşayabilir. Ancak develer bir sonraki sıvı alımına kadar 17 gün hayatta kalabilirler.

Bir devenin metabolizması ( vücudun yiyecekleri yakma hızı ) sıcak havada yavaşlayarak vücut ısısını düşük tutar.

Develer böbreklerindeki suyu yeniden kullanabilecek şekilde evrimleşmiştir. Üç bölümden oluşan midelerinin bir kısmına akan su yeniden kanlarına karışır. Dahası var: Devenin kanına mikroskopla bakarsanız, kırmızı kan hücrelerinin diğer memelilerdeki gibi yuvarlak değil oval olduğunu görürsünüz. Daha az direnç oluşturan bu yapıları sayesinde, oksijen taşıyan hücreler, deve susuz kalmış olsa da damarlardan rahatça geçer.

Nihayet hörgüçlerine gelebildik. Bir devenin hörgücü tamamen suyla dolu olmasa da sıcak havalarda deveyi serin tuttuğu doğrudur. Hörgüçlerin içi yağla kaplıdır. Birinin ağırlığı 36 kiloya kadar çıkabilir. Peki, 49 C dereceyi gösteren ikindi vakti tüm bu ekstra dolgular nasıl serinlik sağlayabilir? Hörgüç, koruyucu bir başlık görevi görür. Çöl Güneş’i altında kavrulan hörgüçler ısıyı emer ve oraya hapsederek devenin hayati  iç organlarına geçişini yavaşlatırlar. Bu esnada, vücudunun diğer kısımları –özellikle o ince çırpı gibi bacakları – ısıyı havaya yayar.

Ama hepsinden ötesinde, hörgüç devenin acil durumlarda yiyecek deposudur, tıpkı bir dağcının kuruyemişler, kuru et ve enerji barlarıyla dolu olan sırt çantası gibi. Bir ( ya da iki ) hörgüç devenin hiçbir şey yemeden birkaç hafta hayatta kalabilmesini sağlar. Yağlar, yakılıp enerjiye dönüştüğünde, hörgüç yavaş yavaş küçülmeye başlar; gevşek, yumuşak bir hal alır.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli